
Ey Dostlar Bildireyim Hakk Resulünden İlahi Sözleri
Gerçek ümmetsen, işitip ağla pınar misali,
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Ey dostlar, bildireyim Hakk Resulû’nden,
Ümmet olsan, işitip salat-selam söyleyin dostlar.
O büyük ve küçük alemler için rahmettir,
Ümmet olsan, işitip salat-selam söyleyin dostlar.
Allah’ım armağan eyledi O’na Mirac,
Rahmet denizi dolup aşırı dalgalandı,
Koydu O’nun başı üzere “la-emrük” tac;
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Önce Cebrail alıp geldi O’na Burak;
Burak’a binip kıldı Hazret bin tumturak;
Burak uçup havalandı hinde’l-Irak;
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Aksa’ya varıp indi görün orada Server;
Yığıldılar bütün ruhlar, O peygamber,
Mübarek nefes verdi ruhlar orada yekser,
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Cebrail alıp o Hazreti havalandı;
O Sidretü’l-müntehâ’ya ulaştılar hemen,
Mustafa’yı Cebrail eyledi güzel ser-efraz,
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Makamından geçemeyip Cebrail kaldı;
Yularını o Mikail gelip aldı;
Son zamanda Mikâil yorulup kaldı;
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
O İsrâfıl O’nu alıp uçtu cennete,
O makamda Resûl eytedi değişik bir sefer,
O hem kaldı makamında eyleyip figan,
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Arş’a bakıp adım attı Resűlulah;
Naleyni koyayım dedi Hakk Mustafa;
Nida geldi: Naleyn ile sen adım at ha;
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Hakk tarafından nida geldi: Erini beni,
Ey Habib’im, bana yakın gel beri,
Mahrem eyleyim has sırrıma şimdi seni,
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Hakk’a bakıp adım attı Resûlullah;
Hak’tan başka kimse yoktur orada yoldaş,
Böyle makam kimseye yok, vallah-billah,
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Gerçek ümmetsen, bu sözleri iyi bilip al;
Bu sözler seçkin ümmete bal benzeri,
Münafıka uymaz bu söz, gelir melal;
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Münafıklar şüphe edip oldu münkir,
Sabaha cehennemde dimağından çıkar bil duman,
Sonra duyulan pişmanlıktan sana ne fayda,
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Mustafa’nın Mirac’ına sal kulak;
Kim işitse, gönlü olur hoş sudan ak;
Gerçek ümmetsen, işitip ağla pınar misali,
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Allah dedi: Konuk olup geldin bana;
Ne kadar olsa, hâcetini söyle bana;
Eyleyip hoşnud hâcetini vereyim sana,
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Resűl dedi: Dilediğim asi ümmet;
Belağattan kırk yaşını kıl rahmet;
Ey Allah’ım, Sen’den rahmet, benden şefkat,
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Dilediğini kabul eyledim, ya Hakk Rasûl;
Senin söylediğini kabul eyledim, olma melül;
Çok çok dile, hâcetini eyleyim kabul,
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Kırktan öte elti yaşı eyledim talep,
Kimsesiz, yetim, ağlayıp geldim sana bakıp;
Gözümü diktim, ey Allah’ım, sana ağlayıp,
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Elli yaşı verdim sana, ya Mustafa;
Dönüp dile, benim hâcetleri verenim,
Çokça dile, her ne desen, vereyim sana,
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Ey Allah’ım, altmış yaşı söyledim sana;
Sen kudretli, ben güçsüz, geldim sana;
Boyun sunup geldim senin dergâhına,
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Allah dedi: Hacetini söyledin bana;
Hoşnud ol şimdi benden ya Mustafa;
Ben razıyım sen de benden ol razı,
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Rasûl dedi: Şimdi dileyeyim yetmiş yaşı;
Gam çamuruna batıp kalan aralaşı;
Ümmetim deyip ben içmedim doyup aşı,
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Yetmiş yaşın havalesini eyle bana;
Kıyamet günü rahmetimi saçayım ona;
Gönlün ferahlasın, inayetim şimdi sana,
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Yetmiş yıldır bana kul, sana ümmet;
Çoluk-çocuk için çeken sıkıntı ve külfet;
O kuluma ben vermem aslâ zahmet,
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Yetmiş, seksen, doksan yaşa yetse kulum,
Bağışlayıp onun günahını yok eyleyim,
Ümmetinin gamı gitsin, ol gamsız,
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Kul yaşlansa, Hoca verir berat yazısı,
Kulum verse, ben vermesen, bana ayıp.
Ey Habîb im, hoşnud ol, sen ol şad,
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Ey kardeş, mürik sözü yalan söylemez,
Dini süstrak münafıklar neler demez;
O ezelden tire bahtlıdır, özge gelmez;
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Ey kardeş, münafığa olma yakın,
Kim yakındır, başı üzere yüz bin külfet;
Baştan ayağa münafığın ziyan, zahmet;
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.
Hikmet eyledi Mirâc sözünü Kul Hoca Ahmed,
Şükür Allah, Mustafa’ya eytedi evlâd.
Arslan Baba’m hurma verip eyledi sevinçli,
Gerçek ümmetseniz; işitip salât selâm söyleyin dostlar.