
Ey Mihri Layezalin İlahi Sözleri
Sîret ne söyleyim ben meddâhı Kibriyâ’dır,
Tavsîfe muktedir mi mehtâbı kirm-i ahter.
Ey mihr-i lâ yezâlin mehtâb-ı müstenîri,
Envâr-ı Kibriyâ’ya sensin yegâne mazhar.
Zâtınla zât-ı akdes olmuşdu zarf u mazrûf,
Dillerde ism-i pâkin Allah ile berâber.
Sensin nebiyy-i ümmî ârif kemâl-i Hakk’ı,
Ârif kemal-i zâtın yalnız Hudâ-yı enver.
Mir’ât-ı Hakk-nümâsın tevhîd ile mücellâ,
Kim anda hüsn-i mutlak nûruyla cilve eyler.
Uşşâk-ı zârı varken bî-had o Kibriyâ’nın,
Mâşûk-ı münferidsin Mevlâ’ya ey Peygamber.
Asr-ı seâdetinde gelmek nasîb olaydı,
Görmüş olurdu billah Allah’ı görmeyenler.
Hüsnün yanında mehtâb sönmüş çerâğa benzer,
Leylâ misâli hûbân pâyinde zıll-i kemter.
Ey yâr-ı kâinâta şâmil füyûz-i sevdâ,
Aşkınla müncelîdir bizzât ilâh-ı ekber.
Bin yıl çalışsa âbid ma’bûduna erişmez,
Vuslat-serâ-yı Hakk’a aşkın yegâne rehber.
Encümle mâh gökde bir levha-i muallâ,
Kim “haccetü’l veda”ı ihtâr ederdi manzar.
Nâm-ı bülendin ey yâr menkûş-ı arş-ı izzet,
Âyât-ı zü’l-celâlin çepçevre hâle-küster.
Münkirlerin yüzünde nâr-ı cahîm alev-rîz,
Vechinde mü’minînin tâbende nûr-i akmer.
Vahdet-gehimde her şeb sensin enîs-i rûhum,
Tenhâ seninle kalmak bir zevk-i vuslat-âver.
Mi’râcım oldu cânân rüyâda iltifâtın,
Lutfet cemâl-i pâkin bîdâr iken de göster.
Olsam gubâr-i pâyin Mevlâ’ya yol bulurdum,
Derdim habîbinin ben pâmâliyim serâser.
Maşûk-ı bî-rakîbin müştâkıyım ki ben de,
Pây-i seâdetinden vardır mübârek izler.
Ben hâkisar-ı aşkı dûr etme devletinden,
Senden budur ilâhî maksûd-i abd-i ahkar.
Boynum bükük yüzümde ağlardı seyyiâtım,
Takbîl ederdi pâyin gözyaşlarım mükerrer.
Mahbûb-i müctebâsın sultân-ı enbiyâsın,
Uşşâka reh-nümâsın sen ey şefî’-i mahşer.
Sîret ne söyleyim ben meddâhı Kibriyâ’dır,
Tavsîfe muktedir mi mehtâbı kirm-i ahter.